26 Mayıs 2011 Perşembe

VE ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ:)

Çukurova Üniversitesi kampüsü resmi
ÜNİVERSİTE KAMPÜSÜ

çukurova üniversitesi adana resimleri

TARİHÇE:
Çukurova Üniversitesi, 1969 yılında Ankara Üniversitesi'ne bağlı olarak kurulan "Adana Ziraat Fakültesi " ile 1972 yılında Atatürk Üniversitesi'ne bağlı olarak kurulan "Çukurova Tıp Fakültesi"nin yeni bir üniversitenin çatısı altında biraraya getirilmesiyle 1973 yılında kurulmuştur. Daha sonra kurulan Temel Bilimler, İdari Bilimler ve Mühendislik Fakülteleri ile bu sayı beşe yükselmiştir. 1982 yılında ise, Temel Bilimler, Fen-Edebiyat Fakültesi'ne; İdari Bilimler, Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nin Ekonomi ve İşletme Fakülte'leriyle birleşerek İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne; Mühendislik Fakültesi ise yine Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nin Mühendislik Fakültesi ile birleşerek Mühendislik - Mimarlık Fakültesi'ne dönüşmüştür. Adana, İçel ve Hatay'daki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Yabancı Diller Yüksekokullarının tümü Üniversite çatısı altında toplanarak, Eğitim Fakültesini oluşturmuştur.
1992 yılına gelindiğinde, 6 fakülte, 11 yüksekokul, 3 enstitü, 1 devlet konservatuvarı, 22 araştırma ve uygulama merkezinden oluşan Çukurova Üniversitesi; 3 yeni üniversitenin nüvesinin oluşturulmasına katkıda bulunmuştur. Modern bina, laboratuvar ve eğitim araçlarıyla 2 yüksekokul Mersin Üniversitesi'ne, 3 yüksekokul Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi'ne devredilmiştir. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'ne ise Kahramanmaraş'taki Araştırma ve Uygulama Merkezi, yeni Üniversitenin Rektörlük binası ve iki fakülte binası olarak devredilmiştir.
Su Ürünleri, İlahiyat, Diş Hekimliği ve Güzel Sanatlar Fakültelerinin kurulmasıyla fakülte sayısı 10'a yükselmiş, Adana Sağlık Meslek Yüksekokulu ve Kozan Meslek Yüksekokulları açılmıştır. 1994 yılı içerisinde, Karataş Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu, 1995 yılı içerisinde de Karaisalı Meslek Yüksekokulu kurulmuştur. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'na, Adana Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu da 1996 yılında Adana Sağlık Yüksekokulu'na dönüştürülmüştür. Lisansüstü eğitim öğretim yaptıran 3 Enstitü, Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve 1997 yılnda kurulan Kadirli Meslek Yüksekokulu ile birlikte akademik kurum sayısı böylece 23'e ulaşmıştır. 2007 yılına gelindiğinde 1 fakülte ve 2 meslek yüksekokulu Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'ne devredilmiştir. 2009 yılında bölgedeki enerji merkezleri göz önünde bulundurularak Ceyhan Mühendislik Fakültesi kurulmuştur. 2009 yılında Yabancı Diller Yüksekokulu kurulmuştur.

FAKÜLTELER:
  • Mühendislik-Mimarlık Fakültesi
  1. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü
  2. Çevre Mühendisliği Bölümü
  3. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü
  4. Endüstri Mühendisliği Bölümü
  5. İnşaat Mühendisliği Bölümü
  6. Maden Mühendisliği Bölümü
  7. Jeoloji Mühendisliği Bölümü
  8. Makine Mühendisliği Bölümü
  9. Otomotiv Mühendisliği Bölümü
  10. Mimarlık Bölümü
  11. Tekstil Mühendisliği Bölümü
  12. Biyomedikal Mühendisliği Bölümü (Henüz Öğrenci Almıyor)
  • Tıp Fakültesi
  1. Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü
  2. Dahili Tıp Bilimleri Bölümü
  3. Temel Tıp Bilimleri Bölümü
  • Diş Hekimliği Fakültesi
  1. Diş Hekimliği Temel Bilimler Bölümü
  2. Diş Hekimliği Klinik Bilimler Bölümü
  • Eğitim Fakültesi
  1. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü
  2. Eğitim Bilimleri Bölümü
  3. Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü
  4. İlköğretim Bölümü
  5. Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölümü
  6. Yabancı Diller Eğitimi Bölümü
  • Fen-Edebiyat Fakültesi
  1. Biyoloji Bölümü
  2. Fizik Bölümü
  3. Kimya Bölümü
  4. Matematik Bölümü
  5. Arkeoloji Bölümü
  6. Tarih Bölümü
  7. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
  8. İstatistik Bölümü
  • İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
  1. Ekonometri Bölümü
  2. İktisat Bölümü
  3. İşletme Bölümü
  4. Maliye Bölümü
  5. Uluslararası İlişkiler Bölümü
  • İletişim Fakültesi
  • İlahiyat Fakültesi
  1. Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü
  2. İslam Tarihi ve Sanatı Bölümü
  3. Temel İslam Bilimleri Bölümü
  4. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü
  • Güzel Sanatlar Fakültesi
  1. Grafik Bölümü
  2. Seramik Bölümü
  3. Tekstil Bölümü
  4. İç Mimarlık Bölümü
  • Ziraat Fakültesi
  1. Bahçe Bitkileri Bölümü
  2. Bitki Koruma Bölümü
  3. Gıda Mühendisliği Bölümü
  4. Peyzaj Mimarlığı Bölümü
  5. Tarla Bitkileri Bölümü
  6. Tarım Ekonomisi Bölümü
  7. Tarım Makineleri Bölümü
  8. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü
  9. Toprak Bölümü
  10. Zootekni Bölümü
  11. Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği
  • Su Ürünleri Fakültesi
  1. Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü
  2. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü
  3. Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü
  • Ceyhan Mühendislik Fakültesi
  1. Harita Mühendisliği
  2. Kimya Mühendisliği
  3. Makina Mühendisliği
  4. İnşaat Mühendisliği
  5. Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisliği
VE ÜNİVERSİTE TANITIM VİDEOSU:)

İZ BIRAKANLAR:)

ADANA EFSANELERİ

ANAVARZA EFSANESİVaktiyle Anavarza, yiğit insanların ve güzel kızların yaşadığı büyük bir şehirmiş. Kent ve kale, dıştan gelecek tehlikeye karşı koyabilecek durumdaymış. O zamanlarda şehirde yaşayan taş ustaları taştan oymalarla evleri ve meydanları süsler, insana şaşkınlık verecek, hayranlık duyulası eserler yaratırlarmış.

Gündüzleri halk kentten çıkar, tarlada-bayırda işini görür, akşam olduğunda ise kente geri dönermiş. Kentin dışı derin hendeklerle ve yüksek duvarlarla çevriliymiş. Kentin kapısındaki asma köprüden başka içeri girebilecek hiçbir yer yokmuş.

Halk bu güzel kentte huzur içinde yaşarmış. Akşamları her ev kahkahayla dolarmış, ağıtlar şarkı diye söylenirmiş. Halk mutluymuş, günler böyle gelir geçermiş.

Anavarza Kralı’nın, gökyüzünde parıldayan ay'a "Sen doğma, ben doğayım" diyen dünya güzeli bir kızı varmış. Bu kız akıllı mı akıllı, güzel mi güzelmiş. Gel gör ki, günlerden birgün, bu kız yüzünden kentin huzuru kaçmış, kralın o gülen yüzü kızarmış, kaşları çatılmış.

Bir gün Sis Kralı'nın elçisi, Anavarza Kralı'na gelmiş ve "Ulu Sis Kralı adına, yüce Anavarza Kral'ına saygılarımı sunarım" demiş. Kral, "Söyle bakalım, ne diler kralın bizden?" deyince de elçi:
-Kralım kızınızı oğluna ister, demiş.
-Yaa, öyle mi?
-Evet yüce kralım.
-Ya istediğini kabul etmezsem?
-Ulu kralım bunu da düşünmüştür. Kızınızı oğluna vermezseniz, krallığınıza savaş açacağını bildirmekle de görevli bulunuyorum.
-Savaş diler demek?
-Hayır... Ama...
-Sis Kralına söyle, bu işi düşünmemiz gerekir...

Sis Kralı'nın elçisi böyle diyerek gitmiş gitmesine de, dert geldi mi, üst üste gelirmiş. Sis Kralı’nın elçisi gidince, bu defada Misis Kralı’nın elçisi kapıya dayanmış. O da kızını Misis Kralı’nın oğluna istemeye gelmiş. O da aynı istek ve tehditlerde bulunmuş.

Anavarza Kralı, çok halim-selim, iyi yürekli bir insanmış. Ne yapacağına karar verememiş ve kara düşüncelere dalmış.Bakmış ki, durum çok çetin, gittikçe de karmaşık bir hal alıyor... Kızını bu krallardın hangisinin oğluna verse, diğeri yine kendi halkına savaş açacak. Belki de ülkesi elden gidecek. Hiçbirine vermezse, bu defa da iki ülke halkı ile savaşmak zorunda kalınacak diye düşünüp durmuş.

Kız babasının haline çok üzülmüş. Kara düşüncelere dalan babasına, "Olur mu ey benim Kral babam, ben senin kızın değil miyim? Bana derdini niçin açmazsın? diye kahırlanmış. Kral, "Kızım, güvercin topuklu yavrum, demiş. Çok haklısın. Bilmem ki ne etsem. Sis Kralı elçi göndermiş, oğluna seni ister. Misis Kralı da elçi göndermiş. O da oğluna seni ister. Vermezsem savaş açılacak, hangisine tamam desem, yine de olacağı bu. Ne yapmalı, bilemedim!" demiş.

Kızı gülmüş ve "Ondan kolay ne var, babacığım!", demiş. "Şeytan bile çözemez bu düğümü kızım" demiş kral. Kızı da "Kral babam, bundan kolay bir şey yok! Dersen ki onlara, 'ben kızım veririm, veririm ama, bir şartım var. Anavarza’nın suyu az. Buraya bol suyu önce kim getirirse, onun oğluna kızımı veririm...' Onlara öyle söyleyin siz. Gerisine karışmayın".

"Bak işte bunu hiç düşünmemiştim. O zaman savaşsız çözeriz bu işi" demiş kral. "Elbette babacığım. Halkımız rahat, huzur içinde yaşıyor. Onların benim yüzümden acılara katlanmalarını, ölmelerini istemem hiç, demiş kızı.

Böylece aradan günler geçmiş. Her iki kralın elçileri, Anavarza Kralı’nın kararını öğrenmek üzere Anavarza’ya gelmişler. Kral onlara kızının önerdiği çözümü söylemiş: "Anavarza’ya bol suyu ilk getireninin oğluna kızımı vereceğim. Kararımı krallarınıza böyle iletiniz."

Elçiler bu kararı hemen kendi krallarına iletmişler. Bunun üzerine, Sis Kralı yukarıdan, Misis Kralı da aşağıdan başlamış su yolunu yapmaya. Sis Kralı su yolunu yontma taşlardan, çok güzel, sağlam biçimde yaptırmaya uğraşırmış. Bu yüzden işi gecikirmiş.

 LOKMAN HEKİM EFSANESİ
Lokman Hekim bütün doktorların üstadıdır. Söylentilere göre, bütün otların, çiçeklerin dilinden anlayan Lokman Hekim bu bitkilerden türlü ilaçlar yaparmış. Her çiçek, her ot dile gelir, Lokman’a hangi hastalığı iyi edeceğini söylermiş.

Bütün dünyayı dolaşan Lokman Hekim, Çukurova’nın bereketli topraklarında her şeyin yetiştiğini görünce, Misis şehrine yerleşmiş. Her derde deva olan Lokman Hekim, çevresindeki hastaları iyi etmiş. Hastalıksız sapa sağlam yaşamaya başlayan insanlar Lokman’a gelerek ölümsüzlüğe de bir çare bulmasını istemişler.

Lokman Hekim de ölümsüzlüğe çare olacak bitkiyi bulmak için Çukurova’yı adım adım dolaşmaya başlamış.

Bir çınarın altında uyurken bir ses duymuş. “Lokman, bunca zamandır araman-taraman bitsin, ben ölümün ilacıyım. Bundan böyle insanlara da, hayvanlara da ölüm yok”demiş. Kendisine seslenen otun yanı başına koşan Lokman Hekim, ilacın nasıl yapılacağını da öğrenmiş, bir deftere yazmış. Otu da kopararak, Misis'e doğru yola koyulmuş...

Misis’e varırken, Ceyhan nehri üzerindeki Misis Köprüsü'nde duraksamış. Defteri de elindeymiş. Defterine yazdıklarına bakarak ilacı yapmaya koyulmuş. Tam yapıp bitireceği sırada, aniden esen rüzgar defteri de, otu da uçurarak suya düşürmüş. Efsane bu ya; Lokman Hekim de bu yüzden ölüme çare olacak ilacı bir daha bulamamış. Otlar da o tarihten sonra kendisine yüz çevirmişler. Bir daha onunla hiç konuşmamışlar.
ŞAHMERAN EFSANESİ
Adana’da halk arasında "Misis yılanla, Ceyhan yelle, Adana selle gidecektir" diye bir söylenti vardır. Adana-Ceyhan arasındaki Yılankale’nin adı da "Şahmaran Efsanesi"ne karışmıştır.

Bir söylenti şöyledir: Yılankale’de çok yılan yaşarmış. Yılanlar sütle beslenirmiş. Günün birinde sütsüz kalacaklar ve kaleden çıkıp Misis’e inerek orada yaşayanları sokarak, öldüreceklermiş.

Diğer bir söylenti de şöyledir: Çevrede yaşayan beylerden biri çaresiz bir derde tutulmuş ve yapılan ilaçlar hiç fayda etmez olmuş. Bir doktor, beyi iyi edecekolan şeyin "yılanların padişahı" Şahmaran’ın gözleri olduğunu söylemiş. Ama kimse Şahmaran’ı bulamamış.

Yılanların padişahı Şahmaran, bir zaman insanoğullarından birine büyük bir iyilikte bulunarak, onu yılanların sokup öldürmesinden kurtarmış. Şahmaran’ın saklandığı yeri bilen de sadece o kimseymiş. Bu insanoğlu, beyin vereceği ödülü kazanmak için Şahmaran’ı yakalamaya karar vermiş. Bu arada Şahmaran çok güzel bir kıza aşık olmuş. Bu kızı daha iyi görebilmek için kızın gittiği hamamın tepesine çıkmış ve oradan kayıp hamamın ortasına düşmüş. İşte onu takip eden ve onu bilen insanoğlu Şahmaran’ı bu hamamda öldürüp, gözlerini götürmüş. Efsane bu ya; Şahmaran'ın gözleri yiyen bey de iyi olmuş.

ADANA DEMİRSPOR



Tarihçe Adanademir Spor Kulübü İkinci Dünya Savaşı sırasında, silah altında bulunan askerlerin dışındaki gençleri savaş hazırlama amacıyla çıkartılan Sivil Savunma Mükellefiyeti adı altındaki kanunla 1938 yılında DDY 6.İşletme Bölge Müdürlüğü bünyesi içerisinde temelleri atılan kulübün ilk kurucu üyeleri Eşref Demirağ, Vasfi Ramzan, Hasan Silah, Hikmet Tezel, Feridun Kuzeybay, Seha Keyder, Emin Ersan, Esat Gürkan ve Kenan Gülgün’dür. Adanademir Spor Klubü futbolun dışında yüzme, sutopu, bisiklet ve güreş dallarına da büyük önem vermiştir.

Adana’nın ilk kulüpleri sayılan İdmanyurdu, Torosspor ve Seyhanspor dışında yine müessese takımı olan Milli Mensucat ve Demirspor gibi ligi oluşturan takımların katılımıyla ‘Çukurova Ligi’ oluşturulmuştur. 1942 yılından 1953 yılna kadar Adanademir Spor Klübü bölge şampiyonu olarak gruplara katılmaya hak kazanmıştır. 1947 yılında grup şampiyonu olmuş. Ankara’da yapılan final karşılaşmalarında Ankara Demirspor ve Fenerbahçe’nin ardından Türkiye üçüncüsü olma başarısı göstermiştir. 1951 yılında Balıkesir’de yapılan final karşılaşmalarında Beşiktaş ve Altay’ın ardından Türkiye üçüncüsü olmuştur. 1953-54 futbol sezonunda Adanademir Spor Klübü Türkiye Amatör Takımlar Şampiyonası finalinde oynadığı Ankara Hacettepe takımını Selami Tekkaancı’nın golüyle 1-0 yenerek Türkiye Şampiyonu olmayı başarmıştır.
Başarılar ve İlkler
1960-61 sezonunda ilk kez üç büyük il dışından 1. ligde mücadele eden takım Adanademir Spor Klübü’dür.
Adanademir Spor Klübü’nün en başarılı olduğu branş hiç kuşkusuz yüzme ve sutopu’dur. Özellikle 1938 yılında yüzme havuzunun hizmete girmesi ayrıca Halil ve Mahmut Dalhan kardeşlerin başarılı gençleri Adanademir Spor Kulübü’nde toplaması rekorların kırılmasını sağlamıştır.
TSYD KUPALARI Genel Siralama 9 kez Adana Demirspor
Yil Kazanan Takim 1977 Adana Demirspor 1980 Adana Demirspor 1981 Adana Demirspor 1985 Adana Demirspor 1986 Adana Demirspor 1993 Adana Demirspor 1994 Adana Demirspor 1997 Adana Demirspor 2002 Adana Demirspor
BASKETBOL
1972-73 TÜRKIYE 2. LIGI SAMPIYONLUGU
VOLEYBOL
1967-72 BÖLGESEL LIG SAMPIYONLUKLARI

ADANA MUTFAĞI

Adana yöresinin zengin bir mutfağı var. En ünlü yemeği "Adana Kebabı" Yanında bol yeşillik yeniyor ve şalgam suyu içiliyor. Adana yemeklerinin en önemli özelliği un, bulgur, et sebze ile çeşitli baharatların bol miktarda kullanılmasıdır.Yemeklerin yanında bol yeşillik ve değişik salatalar yenir. Özellikle etli yemekler sebzeyle pişirilir.

Adana yöresine ait yemekler;
Çorbalardan kesme ya da hamur çorbası, yüksük çorbası, düğün çorbası;

Sebze yemeklerinden, süllüm, mercimekli ıspanakbaşı, kabak çintmesi;

Bulgur yemeklerinden ekşili topalak, sarımsaklı köfte, içli köftesi;


 Kebaplar

Ezme salata

Sanki dev bir lezzet topluluğunun kenarda köşede kalmış bir figüranı gibidir ezme salata.
Ancak yokluğu, eksikliği hemen farkedilir. Masaya oturmanızla birlikte lezzet resmi geçidi başlar. Maydanoz, nane dolu tabak gelir önce, yanına birkaç tane yarım limon konmuş şekilde. Ardından soğan salatası yerini alır masada. Süzme ve sözmeden yapılmış cacık, üzeri bol naneli. Közlenmiş biber ve domatesler, tahin salatası, babahannuş derken... Bir de bakmışınız masanız dolmuş daha yemekler gelmeden. Masanın o kalabalıklığı içinde ezme salatanız yoksa, o an farketmezsiniz yokluğunu. Ne zaman ki kebabınız gelir... İşte o an çatalınız uzanır, ezme salataya... Yoksa yerinde ezme salata... Garsona bir bakış gönderirsiniz... O anlar. Birkaç dakika içinde ezme salatanız masanızdadır artık.

Sarımsaklı köfte
Sarımsaklı köfteSarımsaklı köfte, Adana Mutfağı'ndan, dünyaya armağan güzelden de öte bir köftedir.


 










Karakuş Tatlısı
Adana yöresine özgü gerçek bir Anadolu tatlısı olan karakuş, yitirmekte olduğumuz yöresel lezzetlerimize bir örnek. Görünümü biraz kaba olmakla birlikte ağza atıldığı andan itibaren insanı fethediyor.

Kebaplar
Adana Kebabı
Biryan Kebabı
Cığırtlak Kebabı
Şiş Kebabı

Yemeklerİçli Köfte
Şırdan Dolması
İşkembe Dolması
Sarımsaklı Köfte
Tırşik
Babagannüç
Kömeç Lapası

ÇorbalarPüsürük Çorbas
Topalak Çorbası
Toga ÇorbasıÇakıldaklı Çorbası
Dulkadın Çorbası

TatlılarKünefe
Bandırma
Karakuş
Kaynar
Palıza

GEZİLECEK YERLER

GEZİLECEK YERLER
MÜZELER VE ÖRENYERLERİ
  • Adana Müzesi
  • Adana Etnografya Müzesi
  • Adana Arkeoloji Müzesi
  • Adana Atatürk Müzesi
  • Misis Mozaik Müzesi
  • Anavarza (Dilekkaya Köyü) Ören Yeri
  • Magarsos Ören Yeri
  • Misis (Yakapınar) Ören Yeri
  • Tepebağ Evleri
KALELER:
  • Yılan Kale
  • Dumlu Kalesi
  • Kozan Kalesi ve Manastırı
VE DİĞERLERİ:
  • Sabancı Camii
  • Büyük Saat
  • Ulu Camii
  • Taş Köprü
  • Varda köprüsü
  • Hilton
  • Anavarza  .....




  • Varda Köprüsü



  • Arkeoloji Müzesi



  • Sabancı Camisi



  • Ulucami



  • Taşköprü Panoramik



  • Adana



  • Sabancı Camisi



  • Etkinliğin 2009 yılı afişi



  • Çukurova ilçesinin doğu yakası Güzelyalı'dan görünümü



  • Varda Köprüsü



  • Ayas Limanı



  • Kültür ve Sanat Köşkü (Tarihi Kız Lisesi)



  • Anavarza
  • İLÇELERİ VE BİLGİLERİ

    Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık’ tır.
    Aladağ: Adana’ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap Ortaçağ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok önemlidir. 40 km mesafedeki Acısu içmesi, Meydan yaylasında Bığbığı mağarası bulunmaktadır.
    Ceyhan: Adana il merkezine 47 km uzaklıktadır. Adana-Ceyhan karayolu üzerinde 700 m. uzunluğunda dört cepheli masif kaya üzerinde etkileyici görünümlü Yılan Kale, Ulucami, Mecidiye Cami ve Durhasan Dede Türbesi ilçenin önemli turistik değerleridir. Yılankale’nin güneybatısında, Sirkeli Höyüğü vardır.Höyüğün Ceyhan nehrine bakan kuzey kayalıklarında Hitit Krallarından Muvattali’nin sakallı ve uzun elbiseli rölyefi görülür. Anadolu’nun en eski Hitit kabartmasıdır. Kurtkulağı Beldesi’nde bulunan Kurtkulağı Kervansarayı 1693 yılında yapılmış olup eski Halep kervan yolu üzerindedir. Kervansaray ‘da yörenin etnografik eserleri sergilenmektedir.
    Feke: İl merkezine bağlı Tepe Mahallerinde 1945 yılında Bizans tapınağının zemin mozaikleri ortaya çıkarılmıştır. Feke kalesinin 12. yy.da Bizanslılar veya Selçuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Rafting için ülkemizin en elverişli ırmaklarından olan Göksu, bu ilçede bulunmaktadır. Ayrıca çok sayıda yaylalar vardır.
    İmamoğlu: İl merkezine 45 km. uzaklıktaki ilçenin önemli turistik değeri İmamoğlu Yeraltı Şehridir.
    Karaisalı: İl merkezine 47 km. mesafede bulunan ilçenin 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman Köprüsü, 12 km. güneyinde Altınova köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında Kesiri Han önemli tarihi eserleridir. Yerköprü mesire yeri ve Kızıldağ Yaylası görülmeye değerdir.
    Karataş: İl merkezine 47 km. mesafedeki ilçe coğrafi konumu ile İlk Çağda büyük önem taşımış bir şehirdir. Magarsus adıyla anılan bu kent bugünkü yerleşim yerinin 5 km. batısında yer almaktaydı. Karataş’ta Osmanlılardan kalma iki han vardır. Ramsar sözleşmesinde yer alan Akyatan Gölü ve Kuş Cenneti bu ilçededir.
    Kozan: İl merkezine 72 km. mesafededir. Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hoşkadem Cami 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır.
    Kozan’ın 22 km. güney doğusunda Dilekkaya köyünün 2 km. uzağında bir ada gibi yükselen tepenin üzerinde Anavarza şehri M.Ö. 9. yüzyılda Asurlular tarafından kurulmuştur. Kaya mezarları, kilise, sarnıç gibi eserler bugüne ulaşan kalıntılardır. Ayrıca 18 çeşit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri bulunmaktadır. Kozan ilçesine 10 km. uzaklıktaki Dağılcak, mesire yeri ve yaylaları ile ünlüdür.
    Pozantı: İl merkezine 116 km. mesafededir. Coğrafi konumu nedeniyle tarihte önemli olaylara sahne olmuştur. Eski ve yeni Anakşa kaleleri, Torosların en önemli geçidi olan Gülek Boğazı’nın girişindedir. Gülek boğazı ile Tekir yaylası arasındaki Kızıltabya ve Aktabya kaleleri ilçenin önemli turistik mekanlarındandır.
    Saimbeyli: Adana il merkezine 156 km. mesafededir. Eski adı Haçin’dir. Burada Orta Çağda yapılmış kale ve kiliseler bulunmaktadır.
    Seyhan: İlçenin bulunduğu yöre, pek çok uygarlıklara sahne olmuştur. İlçenin başlıca eserleri Büyük Saat Kulesi, Taş Köprü, Yağ Cami ve Medresesi, Hasanağa Cami, Kemeraltı Cami, Ulu Cami Külliyesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı, Bebekli Kilise (Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış Meryem Ana heykelinin bebeğe benzemesi nedeniyle bu ad verilmiştir.) dir. Ayrıca Eski Adana Mahalleleri ve evleri görülmeye değerdir.
    Tufanbeyli: İl merkezine 200 km. mesafededir. İlçenin 20 km. kuzeydoğusunda Hititlerin dini merkezi konumunda olan “Şar” kenti Hieropolis ve Çomana adları ile tanınır. Romalılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans kilise kalıntısı, ana tanrıça tapınağının kapısı olduğu sanılan Alakapı antik şehrin sağlam kalmış yapılarıdır. Şar harabelerinin güneyinde Doğanbeyli köyü yakınında höyükler, batıda Hanyeri yakınında Hitit anıtı önemli eserlerdir.
    Yumurtalık: İl merkezine 81 km mesafededir. İlçenin en önemli eserleri Ayas ve Atlas kalesi, Süleymaniye Kulesi ve Marko Polo İskelesidir. Akdeniz’de kıyısı bulunan ilçenin balıkçı barınağı bulunmaktadır.
    Yüreğir: Yüreğir’in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı’nın bulunduğu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuştur. Ceyhan nehri üzerinde 4. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis Köprüsü’nün yakınındaki mozaikler, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir.